11 Aralık 2010 Cumartesi

ADÖV AYŞE ( 1898-1954 ) :



ADÖV AYŞE - 1898-1954

1898'te Sarayköy'de doğdu. Millî Mücadelede yararlılık gösteren Türk kadınından sadece birisidir. Ege bölgesinde Yunan işgalinin yayıldığı bir dönemde, işgale direnmemeyi ve Rumlarla iyi geçinmeyi öğüt vermek üzere Sarayköy'e gelen (Temmuz 1919) İngiliz Nasihat Heyeti'ne sert çıkışı ile ün kazanmıştır. İstasyonda gerçekleşen görüşmeler esnasında kadınlar arasından çıkan Adöv Ayşe heyetin üzerine yürüyerek şunları söylemiştir.

"Efendiler sizde insaf yok mu, nedir bu yaptığınız? Bu ümmet-i Muhammed'e acımıyor musunuz? Bu kudurmuşları bizim üzerimize neden gönderiyorsunuz? Gelecekleri varsa görecekleri vardır ...”

6 Mayıs 1954'te Sarayköy'de vefat etti. Kabri Sarayköy mezarlığında bulunmaktadır.

================

İbrahim Helvacı :

Milli Mücadelede Sarayköy kitabından alarak grubumuzun sayfalarına sevgili Atila Girgin kardeşimizin eklediği yukarıdaki alıntıyı okuduğum ilk anda, Sarayköyümüzün Milli Mücadeledeki kadın kahramanı Adöv Ayşe’nin yakınlarına ulaşılamamış olması kafama takılmıştı.

2008 yılında hayatını kaybettiği 78 yaşına kadar daima Sarayköy’ü anarak yaşayan sevgili dayım Prof. Dr. Ali Rıza Karaca’dan çocukluğumdan beri dinlediğim eski Sarayköy anıları, Sarayköylüler ve onların lakapları arasında “Adövler” çok sık geçerdi. Bu nedenle, dayımın akranı olan Sarayköylü büyüklerimizle konuşarak Adöv Ayşe’nin yakınlarının izini bulabileceğimi düşündüm ve öyle de yaptım. Bu çerçevede Adöv Ayşe ve yakınları hakkında derleyebildiğim bilgiler özetle şöyledir:

- Adöv Ayşe, Mehmet İpek’in annesi Zeliha hanım’ın yakın arkadaşı imiş; sık sık görüşürlermiş.
- Adöv Ayşe’nin iki evladı olmuş: büyüğünün adı Zekiye, küçüğünün adı Gülsevim. Her iki kızı da, şimdi adı Buharkent olan Burhaniye’den evlenmişler.
- Zekiye yaşamdan ayrılmış; Gülsevim ise halen Aydın’da yaşıyor.
- Kocası İstikal Harbi sırasında ölen Zekiye’nin bir kızı (Fadime) ve bir oğlu (M.Ali Hancı) var.
- Adöv Ayşe’nin torunu ve Zekiye’nin kızı olan Fadime, 1960’larda Sarayköy Belediyesinde Zabıta Amirliği yapan Osman Kars ile evlenmiş.Bugün yaşı 50’nin üstünde olan Sarayköylüler Osman Kars’ı hatırlayacaklardır. Fadime Kars Sarayköy’de vefat etmiş. Osman ve Fadime Kars’ın oğlu Sıtkı Kars halen Denizli’de yaşıyor. Kendisi ile hem yüzyüze hem de telefonla görüştüm; Adöv Ayşe’nin bir fotoğrafının İzmir’deki evinde bulunduğunu söyledi. Sıtkı’nın hayatta olan bir kızkardeşi ise (Kudret Bayar) Alanya’da yaşamakta.
- Adöv Ayşe’nin diğer torunu ve Zekiye’nin oğlu olan Mehmet Ali Hancı ise ilkokulu Sarayköy’de Mehmet İpek ve annem Nergiz Helvacı ile ayni sınıfta okumuşlar (1933-1938). M.Ali Hancı, Sarayköylü şöför Mustafa Ali Kırımlı’nın
kızı Mediha ile evlenmiş. astsubaylıktan emekli olduktan sonra İzmir’e yerleşmiş ve orada vefat etmiş. M.Ali Hancı’nın oğlu Cemal Hancı ise halen Hollanda’da yaşıyor. Adöv Ayşe’nin torununun torunu ve Cemal Hancı’nın da oğlu olan Gökhan Hancı ise İzmir’de yaşamakta.
Sonsuzluğa göç edenlerin ruhları şadolsun, yaşamakta olanlara sağlıklı ve uzun ömürler dilerim.

Kaynaklar: 1926 doğumlu Mehmet ve eşi Raziye İpek, Nazmiye Boz (1920 doğumlu), Nergiz Helvacı (1926 doğumlu) ve Sıtkı Kars.

===============

Atila Girgin :

Sevgili Ağabey, Sarayköyün geçmişiyle ilintili yaşam zincirinin eksik halkalarını tamamlamaya yönelik katkılarınıza devam ediyorsunuz.
Emeğine ve yüreğinize sağlık,
Katkılarınızın devamı dileğiyle esenlikler dilerim

================

7 Aralık 2010 Salı

SIĞMALI GALEK FATMA - Fatma Karadeniz

FATMA KARADENİZ (SIĞMALI GALEK FATMA) 1868- 1964:


Sığmalı Galek-Kara Fatma lakabı ile tanınan Fatma Hanım, 13 yaşlarında iken Hacı İsmailoğlu'nun Hac yolculuğu sırasında hizmetinde çalıştırmak için Arabistan'dan getirilmiş ve Sığma kasabasına yerleştirilmişti. Daha sonra kasaba halkından Mehmed Efendi ile evlenen (1877) Fatma Hanım eşinin ölümü ile 1932'de yeniden evlendi. Esmer, 1.70 boylarında güleç yüzlü yerine göre sakin ve öfkeli olabilen bir kişiliğe sahipti. Etrafında cesur bir kadın olarak tanınırdı.

Millî Mücadelede adını 25 Temmuz 1919'da Sarayköy'e gelerek halka nasihat vermek isteyen İngiliz heyetini kasabadan kovan mücahit kadınlar arasına yazdırarak tanındı. Aynı dönemde İstiklal Harbinde birçok örneğine rastladığımız Türk kadındın da olduğu gibi deve sırtında cephe ye erzak ve cephane taşıdı. Kadın başına köyleri dolaşarak halktan topladığı semer, çuval, saman, arpa, nal v.b. malzemeyi cephede savaşan gönüllü ve askerlerimize ulaştırdı.

Savaştan sonra Sığma köyünde bahçecilik, köy düğünlerinde aşçılık ve develeri ile nakliyecilik yaparak hayatını kazanan Fatma Karadeniz, erkeksi tavırları ve sert mizacıyla halkın sevdiği bir kişi oldu. Yöre halkı kendisini "Kara Abla" olarak adlandırdı. 1964'te Sığma köyünde vefat etti.

===============

Mehmet Birol Menteşe:

Sığma lı Galek Fatma nineyi çok iyi tanıma şansım oldu.özgeçmişini okuyunca daha bi duygulandım.garının tülüsü diye güreş devesi vardı yakın uzak demez,güreş nerede olursa güreştirirdi.ölünce kızı Feriş nine devam ettirdi.nurlar içinde yatsınlar.Tüm heyeti milliye ye tanrımdan rahmet diliyorum.Atila bey çok teşekürler.Ne iyi etmişsiniz güncellemekle

===============

Atila Girgin:

Sevgili dost, yaşam paylaştıkça güzel.
Sizlerinde emeğine sağlık, bu aktardığınız bilgi, belki ileride birilerinin bu yada benzeri konudaki çalışmalarına çok çok önemli katkı sağlanmasına bir kapı açmış olabilecektir.
Esenlikdileklerimle

6 Aralık 2010 Pazartesi

SARAYKÖY EFE HEYKELİ


SARAYKÖY EFE HEYKELİ :


Sarayköy Belediyesince 1958 yılında 24 Mayıs 1919 günü Sarayköy vatansever ve Efelerinin toplanıp, yurttan düşmanı çıkarıncaya kadar canları pahasına çarpışmaya ant içtikleri günün anısına bu heykel yaptırılmıştır.


Sarayköy Kuvvayı Milliyesi Önderleri

MÜFTÜ AHMET ŞÜKRÜ EFENDİ

(AHMET ŞÜKRÜ YAVUZYILMAZ) 1865-1935):

Sarayköy İlçesi eşraflarından Hacı Salih Efendinin oğludur. Medrese tahsili gören Ahmet Şükrü Efendi Arapça bilir ve 7

çocukludur. Sarayköy Belediye Başkanlığı ve Müftülüğü görevlerinde bulunmuştur.

1905-1907 yılları arasında bir dönem Sarayköy Belediye Başkanlığı görevinde bulunan Ahmet Şükrü Efendi , TBMM vatanın kaderini eline alınca, Mustafa Kemal Paşa’nın ısrarı ile Aydın’dan 23.04.1920-18.08.1923 yıllarında ilk mecliste Milletvekili seçildi ve bu görevinden 22.11.1920 tarihinde istifaen ayrıldı. Daha sonra Sarayköy Müftüsü olarak döndü.

Sarayköy Müftüsü Ahmet Şükrü Efendi 14.11.1935 yılında vefat etmiştir. Kabri Sarayköy Mezarlığı’ndadır.

===============


EMİN ASLAN BEY (EMİN TOKATLI) 1893-1966:

Tokat ilinden gelerek Sarayköy İlçesi’ne yerleşen “Tokatlıoğlu Emin Bey’in” oğlu olarak Sarayköy İlçesi’nde doğdu. İlk tahsilini Sarayköy’de, orta tahsilini İstanbul’da yaptı. “Aslan” adı İstanbul’da Türk Ocağı tarafından takıldı. Fransa’ya Tarım Fakültesine tahsile gönderildi ve Yüksek Ziraat Mühendisi olarak döndü. Tarım ve Mücadele Müdürlüklerinde çalıştı.

İzmir’in 15 Mayıs 1919 tarihinde işgali ile başlayan Milli Mücadeleye katıldı. Sarayköy Müdafaai Hukuk ve Reddi İlhak Cemiyeti’nin Müftü Ahmet Şükrü Efendi Başkanlığında, kurucu ve yöneticileri arasında yer aldı. Müftü Ahmet Şükrü Efendiden sonra 21 Mart 1920 tarihinde Sarayköy Heyeti Milliyesi Başkanlığı görevine getirildi. Daha sonra Sarayköy delegesi seçildi. Emin Aslan Bey 01.11.1927-05.08.1946 tarihine kadar aralıksız Denizli Milletvekilliği görevinde bulundu. Milletvekilliğinden emekli olmuştur.

Emin aslan Bey; 1966 yılında vefat etmiştir Kabri Sarayköy Mezarlığı’ndadır.

===============

ŞEYH TAHİR EFENDİ (TAHİR GÜRLER) 1859-1934:

1859'da Sarayköy'de doğan Şeyh Tahir Efendi, fazla bir tahsili olmamakla beraber tarikat ehli bir şahıs olarak kültürlü bir insandı. Uzun boylu ve iri yapılıydı. Millî Mücadeleye katılan ilklerdendir. Bir dönem Sarayköy Heyet-i Milliye’ si başkanlığını da yürütmüştür. Yunanlıların İzmir'i işgali ve Aydın'a yaklaşmaları üzerine Sarayköy'de oluşturulan cephenin kurulmasında aktif vazife üstlenmiştir.

Millî Mücadelede ismini daha ziyade Denizli Olayı olarak adlandırılan hadisede kurtarıcı rolü ile tanınmıştır. Denizli'de meydana gelen bir ihtilafı araştırmak için şehre gönderilen Demirci Mehmed Efe'nin kızanlarından Sökeli Ali Efe ve adamlarının burada öldürülmesi üzerine, Demirci Mehmed Efe'nin şehre gelerek 8 Temmuz 1920'de meydana gelen ve eşraftan 68 kişinin katledilmesi ile neticelenen Denizli Olayı'nda şehri yanmaktan kurtarmıştır. 68 kişinin boğazlanarak öldürülmesiyle öfkesi geçmeyen Mehmed Efe kızanlarına petrol dökerek şehri yakma emri vermiştir. Olayı duyan Şeyh Tahir Efendi doğruca Demirci Mehmed Efe'nin yanına gidererek "Seni din namına Allah’ın emrini yerine getirmeye davet ediyorum. Yaptığın Cenab-ı

Hakk'ın rızasına aykırıdır. Fazla oluyorsun" diyerek Efe ve adamlarını sakinleştirmeye çalıştı. Efe çok kızgın olduğu için "Şeyh Efendi, ben yeminimi yerine getirmek isterim. Şehri yakmaya Denizlilileri cezalandırmaya yemin etmiştim" diyerek itiraz etmek istemişse de Tahir efendi "şeriatta zorluk yoktur, her şeyin kolayı bulunur. Denizli'nin Mezarlığı da şehir sayılır. Oranın sakinleri şehirde bulunanlardan çoktur. Burasını ateşlediğiniz takdirde yemininiz yerine getirilmiş olur" karşılığı ile buna da bir çare bulmuştur. Böylece Demirci Mehmed Efe şehir yerine mezarlığı yakmaya rıza göstermiş ve Tahir Efendi'nin gayretleri ile şehir yanmaktan kurtarılmıştır.

Şeyh Tahir Efendi'nin Demirci Mehmed Efe üzerinde eskiye dayanan bir hatırı vardır. Demirci Efe Sarayköy'e geldiği dönemlerde Şeyh Tahir Efendi'nin evinde yatar kalkar ve kendisine hürmet beslerdi. Denizli'yi yanmaktan kurtaran işte bu hürmet duygusudur. Şeyh Tahir Efendi 1934 yılında vefat etmiştir. Kabri Sarayköy Aile Mezarlığındadır.

===============

KAPANİZADE MEHMET RIFAT BEY

( MEHMET RIFAT KAPANCIOĞLU) 1891-1965:

Sarayköy İlçesi eşraflarından Rıza beyin oğlu ve Hulusi Kapancıoğlu’nun kardeşidir.

Kurtuluş savaşında maddi ve manevi olarak yardım ettiği gibi, Sarayköy Heyeti Milliyesi’nin kurucu ve yöneticileri arasında yer almıştır. Denizli Heyeti Milliyesi’nde de Milli Polis hizmetinde görev almıştır. Kapani Zade Rıfat Bey 10.11.1965 yılında vefat etmiştir.

Kapani Zade Rıfat Bey’in evi Sarayköy İlçesi, Bala Mahallesi, Park Caddesi, 13 pafta, 175 ada, 8 parsel üzerindedir. Orta sofalı plan tipi uygulanan konut; zemin kat, üst kat ve cihannüma olmak üzere üç kattan oluşmaktadır. Bahçe içerisinde yer alan yapının zemin katında kesme taş, üst katlarında kerpiç malzeme kullanılmıştır.

Girişi doğu tarafında bulunan konutun her cephesinde sıkça açılan pencerelerle hareketlilik kazandırılmıştır. Odalar sofanın iki tarafına sıralanmış olarak yer almaktadır. Yapının dış cephesindeki pencerelerde Osmanlı Mimari tarzı, iç mekanlarındaki oda kapılarında ise Neoklasik mimari üslup kullanılmıştır.

Kapancıoğlu Evi’nin bugünkü sahipleri; Ali Rıza Kapancıoğlu ve Ömer Tavaslı’dır.

===============

MOLLA BEKİR 1884-1920:

1884'te Duacılı köyünde doğan Molla Bekir, kısa süre medrese tahsili gördüğü için bu lakapla anılan dürüst, cesur ve alçak gönüllü bir insandı. 170 cm boylarında hafif şişmanca ve sakin yaratılışlı bir kimseydi. Sarayköy'ün Millî Mücadeleye katılmasında ilk görev alanlardan biri olup, müdafaa karşıtlarının etkili olduğu bir dönemde Sarayköy' deki silahların önce Babadağ (Kadıköy) daha sonra da Tavas'a gönderilmek istenmesi üzerine, silahları götüren müfrezenin önünü keserek silah ve cephaneye el koymuş ve yanındaki kızanlarına dağıtmıştır. Daha sonra kızanları ile beraber Sarayköy'e gelerek Binbaşı İsmail Hakkı Bey komutasında oluşturulan Sarayköy müfrezesine katıldı. Bu müfreze ile beraber Menderes cephesinin oluşmasında üstün hizmetler verdi. Aynı dönemde Dalama'da bulunan Yörük Ali Efe'ye ilhak ederek hizmetine girdi. Gösterdiği yararlılıktan dolayı Yörük Ali Efe'nin yanında iyi bir mertebe tutan Molla Bekir Efe, onun mutemetliğini yaptı. Sarayköy Heyet-i Milliyesi ile Yörük Ali Efe arasındaki irtibatı o yürüttü. Heyet-i Milliye, halktan topladığı paraları onun vasıtası ile Yörük Ali efe'ye ulaştırıyordu. Yunanlıların Nazilli'yi işgali üzerine bu müfreze ile beraber Nazilli ve Aydın'ın kurtuluşunda yararlılık gösterdi.

Yörük Ali Efe ile Demirci Mehmed Efe arasında rekabet ve husumet bulunduğu bir dönemde Demirci Mehmed Efe'nin Goncalı'daki karargâhına çağrılmış ve burada silahı elinden alınarak, önce Denizli' deki hapishanede tutulmuş daha sonrada buradan alınarak yolda öldürülmüştür. Öldürülüşü hakkında çeşitli hikâyeler bulunmaktadır.

Celal Bayar hatıralarında Duacılı Molla Bekir Efe'nin öldürülüşü hakkında şunları kaydeder: "Bekir Emmiyi cephede tanımıştım. Az medrese tahsili görmüş, okuyup yazması kıt fakat cesur bir köylüydü. Kısa bir zamanda Yörük Ali Efe çetesinde önemli bir mevki almıştı. Maalesef bir süre sonra zeybekler arasındaki rekabet yüzünden öldürülmüştür.” Molla Bekir 25.07.1920 yılında vefat etmiştir. Mezarı Duacılı Köyü’ndedir.

===============

MUĞLALI OSMANOĞLU TEĞMEN MEHMET ZEKAİ :

1922 yılında İstiklal Harbi’nde şehit düşmüştür (1922).

Mezarı Duacılı Köy Camii’nin bahçesindedir. Köy halkının söylediğine göre yakın zamana kadar Muğla’dan bazı akrabalarının ziyaret için geldiklerini fakat son yıllarda ise gelen olmadığını söylemişlerdir.

===============

MÜNİR ALP (1885-1969):

1885'te Sarayköy'de doğan Münir Alp, kasabanın önde gelen ailelerindendir. Denizli'nin tanınmış avukatlarından olan Hulusi Oral'ın kızı ile evlenmiş, 1948-1950 yılları arasında Sarayköy'de Belediye Başkanlığı yapmış ve daha sonra uzun süre Türk Hava Kurumu'nun Sarayköy Şube Başkanlığı görevini yürütmüştür.

17 Mayıs 1919'da kurulan Sarayköy Heyet-i Milliyesi'nde görev alarak bölgenin Millî Mücadeleye katılmasında görev almıştır.

===============

ÖMER LÜTFİ (TOKADİZADE) TOKAT BEY (1891-1922):

Sarayköy eşrafından olup Emin Aslan Tokat Bey'in kardeşidir. I. Dünya Savaşı döneminde Çanakkale Savaşı’na yedek subay olarak katıldı ve muharebeler esnasında İngilizlere esir düştü. 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi sonrasında serbest bırakılarak memleketine döndü. Yunan işgali tehlikesi karşısında suskun kalamayarak diğer vatanperverler gibi Millî Mücadeleye katıldı. Sığma köyünde kurulan 100 mevcutlu Müzaheret Bölüğü'ne komutan olarak atandı. Bölüğü ile beraber Dumlupınar muharebelerine katıldı ve yaşanan çarpışmalar esnasında şehit düştü.

===============

HÜSEYİN DEMİRKALE (1898-2001):

Aslen Aydınlı bir aileye mensup olup dedesi bu civarda "Sinanoğlu" diye nam salan bir çete reisidir. Babası Hüseyin Efendi Sarayköy'e yerleşmiştir. Kısa süre okula giden Hüseyin Demirkale, I. Dünya Savaşı Çanakkale muharebelerine katılmıştır. Sarayköy'de Millî Mücadeleye ilk katılanlardandır. Daha sonra Demirci Mehmed Efe'nin hizmetine girmiş, onun fedailiğini yapmıştır. Buldan'da Kuva-yı Milliye karşıtı faaliyetleri yerinde incelemek üzere Demirci Efe tarafından buraya gönderilmiş, bir dönem Mustafa Kemal Paşa tarafından bölgeye gönderilen Refet (Bele) Bey ve Ali Fuat Paşa gibi komutanlara rehberlik yapmış, daha sonra İstiklal harbine katılarak Sakarya ve Büyük Taarruz savaşlarında görev almıştır. Bu savaşlara katılmasından dolayı kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir.

===============

HULUSİ KAPANCIOĞLU (KAPANİZADE HULUSİ BEY) 1891- 1965:

Sarayköy eşrafından Kapancızadelerden Rıza Bey'in oğlu olan Hulusi Bey, uzun boylu, çakır gözlü, halk tarafından sevilen, dürüst bir kişiliğe sahip hayırsever bir insandı. Denizli ve yöresinde Millî Mücadeleye katılan ilk kişilerden olup Denizli Heyet-i Milliyesi içinde yer almış ve cepheye yardım ile görevli bulunan 3 ncü Şubede başkan yardımcılığı görevinde bulunmuştur. Bu görevi sırasında bizzat cephe ye giderek askerlerin sevk ve idareleri ile meşgul olmuştur.

Millî Mücadele'den sonra Sarayköy Belediye Başkanlığı (l922-1924) görevine getirildi. Bir dönem de 1946-1948 yılları arasında Belediye Başkanlığı yapan Hulusi Bey çeşitli dönemlerde de İl Genel Meclisi üyeliğinde bulundu.

===============

H. HİLMİ KARACA 1894-1977:

Sarayköy eşrafından Hacı Geraliler sülalesinden Salih Bey'in oğlu olan Hilmi Bey, İzmir'in işgalini müteakip Sarayköy'de teşekkül eden Heyet-i Milliye'ye ilk gönüllü yazılanlardandır. Daha sonra Denizli Heyeti Milliyesi'nin asker toplama işlerinde 3 ncü Şubede yazıcılık görevinde bulundu. Bu görevde iken askere kayıt işlerinin yanı sıra silahların toplanması, askerlerin cepheye gönderilmesi işleriyle de meşgul oldu.

1944-1946 yılları arasında bir dönem Sarayköy Belediye Başkanlığı görevinde de bulundu. Daha sonra çiftçilikle uğraştı. Halk tarafından sevilen ve sayılan bir kişiydi.

===============

FATMA KARADENİZ (SIĞMALI GALEK FATMA) 1868- 1964:

Sığmalı Galek-Kara Fatma lakabı ile tanınan Fatma Hanım, 13 yaşlarında iken Hacı İsmailoğlu'nun Hac yolculuğu sırasında hizmetinde çalıştırmak için Arabistan'dan getirilmiş ve Sığma kasabasına yerleştirilmişti. Daha sonra kasaba halkından Mehmed Efendi ile evlenen (1877) Fatma Hanım eşinin ölümü ile 1932'de yeniden evlendi. Esmer, 1.70 boylarında güleç yüzlü yerine göre sakin ve öfkeli olabilen bir kişiliğe sahipti. Etrafında cesur bir kadın olarak tanınırdı.

Millî Mücadelede adını 25 Temmuz 1919'da Sarayköy'e gelerek halka nasihat vermek isteyen İngiliz heyetini kasabadan kovan mücahit kadınlar arasına yazdırarak tanındı. Aynı dönemde İstiklal Harbinde birçok örneğine rastladığımız Türk kadındın da olduğu gibi deve sırtında cephe ye erzak ve cephane taşıdı. Kadın başına köyleri dolaşarak halktan topladığı semer, çuval, saman, arpa, nal v.b. malzemeyi cephede savaşan gönüllü ve askerlerimize ulaştırdı.

Savaştan sonra Sığma köyünde bahçecilik, köy düğünlerinde aşçılık ve develeri ile nakliyecilik yaparak hayatını kazanan Fatma Karadeniz, erkeksi tavırları ve sert mizacıyla halkın sevdiği bir kişi oldu. Yöre halkı kendisini "Kara Abla" olarak adlandırdı. 1964'te Sığma köyünde vefat etti.

===============

ADÖV AYŞE (1898-1954):

Rumi 1898'te Sarayköy'de doğdu. Millî Mücadelede yararlılık gösteren Türk kadınından sadece birisidir. Ege bölgesinde Yunan işgalinin yayıldığı bir dönemde, işgale direnmemeyi ve Rumlarla iyi geçinmeyi öğüt vermek üzere Sarayköy'e gelen (Temmuz 1919) İngiliz Nasihat Heyeti'ne sert çıkışı ile ün kazanmıştır. İstasyonda gerçekleşen görüşmeler esnasında kadınlar arasından çıkan Adöv Ayşe heyetin üzerine yürüyerek şunları söylemiştir.

"Efendiler sizde insaf yok mu, nedir bu yaptığınız? Bu ümmet-i Muhammed'e acımıyor musunuz? Bu kudurmuşları bizim üzerimize neden gönderiyorsunuz? Gelecekleri varsa görecekleri vardır ...”

6 Mayıs 1954'te Sarayköy'de vefat etti. Kabri Sarayköy mezarlığında bulunmaktadır.

===============

İBRAHİM ORHAN (BEYLERBEYİ KÖYÜNDEN) 1897-1972:

Beylerbeyi köyünde doğan İbrahim Bey, Müminoğulları sülalesindendir. Herhangi bir tahsili olmayıp okuryazar da değildir. Köyünde kendi halinde çiftçilik yaparken Yunanlıların İzmir'i işgal ettikleri haberi üzerine kasabaya gelerek o günlerde kurulan Sarayköy müfrezesine gönüllü yazılmıştır. Daha sonra Yörük Ali Efe'nin hizmetine girmiş ve üstün hizmetlerinden dolayı efenin baş kızanlarından olmuştur. Ali Efe onun iyi nişancı olduğunu görerek kendisini Yunanlıların geçişlerini engelleyecek köprü, istasyon ve geçitlerin tutulmasıyla görevlendirmiştir.

Bir dönem de köylüsü Ali Özkaya ile beraber Aydın, Umurlu, Köşk, Nazilli ve Buldan yörelerinde halkın içine katılarak istihbarat edinme görevinde bulundular. Bu görevi esnasında bazen çobanlık yaptılar, bazen rençper oldular, topladıkları bilgileri düzenli olarak askeri birliklere ulaştırdılar. Buldan'ın Yunanlılar tarafından işgal edilmesi sonrası uzun süre Buldan dağlarında kalarak gözetleme görevinde bulundu. Savaş sonrası köyüne dönerek çiftçilik yaptı. Halkın sevdiği ve saydığı bir kişilik olarak uzun süre köy ihtiyar heyeti üyeliğine seçildi. Geçirdiği bir rahatsızlık neticesi 21 Mart 1972'de köyünde vefat etti. Mezarı Beylerbeyi köyündedir.

===============

ALİ ÖZKAYA (BEYLERBEYİ KÖYÜNDEN) 1898-1977:

Babası Beylerbeyi Köyünden Çulcular sülalesinden Çolak Halil'dir. Ali Özkaya 1898'de Beylerbeyi'nde doğdu. Köyünde çiftçilik yaparken ülkesinin Yunanlılar tarafından işgal edildiğini duyunca Sarayköy müfrezesine gönüllü olarak yazıldı. Arkadaşı İbrahim Orhan ile beraber Yörük Ali Efe'nin hizmetine girdi. İkisi birlikte bölgede istihbarat vazifesi yaptılar. Topladıkları bilgileri askeri komutanlara ilettiler.

Bir dönem bölgeden ayrılarak Maraş ve Antep savunmalarına katıldı. Bisan ovasında Fransızlarla çarpışırken esir düştü. İngilizlerin elinde bulunan Kıbrıs adasına götürülerek 19 ay kadar esaret hayatı yaşadı. Daha sonra serbest bırakılarak köyüne döndü. Kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sahibi olan Ali Bey, hayır ve hasenat sahibi bir kişi olarak hayatını köyünde çiftçilik yaparak tamamladı. Kabri Beylerbeyi Köyü'ndedir.

===============

MEHMED İHSAN TOKAT 1881-1977:

Sarayköy'e Tokat'tan yerleşen Tokatlıoğulları sülalesindendir. Emin Aslan Bey'in ağabeyidir. Yunanlıların İzmir'i işgali haberi üzerine kardeşi ile beraber Millî Mücadeleye katılarak, Sarayköy Heyet-i Milliyesi'nde görev aldı. Heyet-i Milliye'de görevli olduğu esnada aynı zamanda Sarayköy Belediye Başkanlığı görevine getirildi. Bu görevi 1920-1927 yılları arasında başarıyla yaptı.

18 Mayıs 1977'de Sarayköy' de vefat etti kabri şehir mezarlığında bulunmaktadır.

===============

HALİL YAVUZYILMAZ (HACI SALİHZADE HALİL) 1870-1967:

Halil Yavuzyılmaz 1870'de Sarayköy'de doğdu. Babası Hacı Salih Efendi'dir. Millî Mücadelede üstün yararlılıkları görülen Sarayköy Müftüsü Ahmed Şükrü Efendi'nin kardeşidir. İlk ve orta öğrenimini Sarayköy'de tamamladı. Bunun yanı sıra dedesi ve Babası Hacı Salih Efendi' den de dersler alarak dini eğitim gördü. Halk arasında saygın bir kişi olan Halil Bey, ticaret ve tarımla uğraştı. Maddî durumu gayet iyi sayılırdı.

Mütareke döneminde Belediye Reisi (1919-1921) olarak görev yaptı. 22 Mart 1919'da toplanan Büyük İzmir Kongresi'ne Sarayköy delegesi olarak katıldı. İşgal sonrasında Sarayköy Heyet-i Milliyesi kurucu üyeleri arasında yer aldı.

Halk arasında kültürlü bir kişi olarak tanınan Halil Bey, evli ve 6 çocuk babasıydı. 18 Nisan 1967'de Sarayköy' de vefat etti. Kabri Sarayköy mezarlığında bulunmaktadır. Mezar taşında "Deme hayat ne um urum, insan bir mum, İbretle bak mazine, biter er geç her hazine, Eder bizleri ihya, üç ihlâs bir fatiha" ibaresi yazılıdır.

===============

İSMAİL YAVUZYILMAZ (MÜDERRİS HACI HALİLZADE İSMAİL EFENDİ) 1872-1954:

Sarayköy' de doğdu. Babası Hacı Salihler sülalesinden Sarayköy müderrislerinden Halil Efendi'dir. Müftü Ahmed Şükrü Efendi ve Belediye Reisi Halil Beylerin akrabasıdır. İlkokulu Sarayköy'de okudu. Aynı zamanda babasından dini eğitim aldı. Rüştiye tahsilini Denizli'de tamamladı. Kültürlü, sevilen bir kişi olan İsmail Efendi, bir ara Sarayköy'de sorgu hâkimliği görevinde bulundu.

Mütareke döneminde Millî Mücadele'ye katıldı. 22 Mart 1919'da toplanan İzmir Kongresi'ne Sarayköy delegesi olarak katıldı. İzmir'in işgali sonrasında Sarayköy'de oluşturulan Heyet-i Milliye de aktif görev alarak bölge direniş hareketinin kurulmasında rol oynadı. Teşkilatçı bir yapısı olan İsmail Efendi, Mütareke evvelinde de Donanma Cemiyeti'nin Sarayköy şubesi kuruculuğunda bulunmuştu.

Uzun boylu, güler yüzlü, sevilen sayılan bir kişiliğe sahip olan İsmail Efendi Millî Mücadele sonrasında Maliye teşkilatında Varidat (Gelirler) memuru olarak çalıştı. Buradan emekli olduktan sonra bir müddet ziraatla uğraştı. Evli ve 5 çocuk babası olan İsmail Efendi, 10 Ekim 1954'te Sarayköy'de vefat etti. Kabri Sarayköy'de bulunmaktadır.

===============

Kaynak : Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

http://www.pamukkale.gov.tr/tr/